Şerafettin oğlu Lütfi Yılmaz(Tot Oğlan)
O Benim biricik dedem di. Hatırladığım kadarıyla beş vakit namazını kılardı. Cuma geceleri,kandillerde, kadir geceleri yani mübarek günlerde hep KURAN okurdu. Dedem çocukluğunda çok tot oynarmış onun için lakabı Tot oğlan olarak kalmış.Mesleği olan marangozluk işlerinde Malatya,Safranbolu, Ankara'da çalışmış,köyde ise kömüş arabası, saban, daban anadut dirgen gibi işler ondan sorulurdu,kendi ihtiyaçlarının yanı sıra isteyenlere de bunlardan yapardı.Bir keresinde hiç unutmam bana bir kızak yaptı ki görülmeye değer.Onunla ne kadar çok eğlenmiştik karlı kış günlerinde yukarıdan aşağıya kayarken.Dedem son zamanları akşama kadar camın önünde oturur, yoldan geçenlerle sohbet ederdi. 75 yıllık yaşamında 18 yaşında bir kızı, 41 yaşında da bir oğlunu kaybetmiş, evlat acısını da görmüştü. Oğlu Yusuf'un ölümünden sonra fazla yaşayamadı ve 6 ay sonra 5 MAYISTA 1976 da o da Hakkın rahmetine kavuştu. Dedem Tot Oğlan'a Allah'tan rahmet diliyorum.
FAHRİ YILMAZ
Lütfi Oğlu Yusuf Yılmaz(Yusufcuk)
Babam Yusuf 1934 yılında dünyaya gelmiş.Çocukluğunu yaşadı mı? Bilmiyorum ama ilkokulu bitirince evlenmiş,askere gittiğinde üç tane çocuğu varmış. Yusufcuk, Goca Yusuf, Goca kulak gibi köy yerinde üç tane lakabı olan ender insanlardanmış benim babam Yusufcuk .Mesleği simitçi ve börekçi ustası olmasına rağmen o gurbette çalışmayı sevmezdi.Aklı hep koca kömüşlerde idi kömüşleri çok severdi.Baharda yaylada yapılan kömüş güreşlerinde illaki onun kömüşleri birinci olmalıydı,aksi taktirde satar güreşebilecek olanları alırdı o derece tutkusu vardı kömüşlere. Babamın evde tek başına durduğunu hiç hatırlamam.Cuma günleri Arac'tan gelince dedem ile sohbet ederlerdi. Kimi gördün, kim ne yapıyor? gibi. O zamanlar arkadaşlıklar ve akrabalıklar günümüze göre daha candandı. Çolak Mustafa, Dayım Pala Mustafa, Deli Mehmet, Kara Mesut, Şabanın Mehmet, Göde Faruk,Kör Hasip, Cemalettin gibi on-on beş kişi her fırsatta toplanırlardı.Dedim ya o zamanlar insanlar farklıydı herkesin birbirine saygısı sevgisi daha fazlaydı.Babam Yusufcuk ömrünün baharında 41 yaşında baş ağrısına çare bulmak için gittiği Ankara'da Hacettepe Hatanesisnde 5 Aralık 1975 de Hakkın rahmetine kavuştu.Allah rahmet eylesin.Mekanı cennet olsun.
FAHRİ YILMAZ
ALİ SÖZEN OĞLU FARUK SÖZEN (Göde Faruk)
1931 doğumlu Kastamonu Araç Aşağıoba Köyünde doğdu. Zaman zaman gurbete çıkmış olsa da yine de köyde yaşamayı tercih etmiş. Askerligini Sinop'ta Jandarma olarak yapmış. Askerden önce evlenmiş. Uzun yıllar Araç esnaflarından Hasan Kalfanın yanın da çalışmış. Lakabı Göde Faruk. İyi huylu, çevresinde sevilen bir adamdı. Avlanmayı çok severdi. Çok güzel mani söylerdi. Düğünlerde seğmen başını çekerdi.Ağaç işlemeyi severdi. Adeta ağaçla konuşurdu. Köylünün isteği üzere yaba, dirgen, saban anadut, sap arabası gibi tarım aletlerini büyük bir ustalıkla yapardı. Kömüş koşmayı severdi. Bunlar olmazsa hiçbir iş olmaz derdi. Çok iyi bir nalbanttı köylünün öküz, kömüş, eşek, beygirlerini nallardı.Yedi çocuk babasıydı. Bunlardan iki tanesi vefat etti .
Kendisi de yakalandığı hastalık sonucu beş yıl yatağa mahkum kaldı. 29 Haziran 1979 da 48 yaşında Ankara Numune Hastanesinde hayata gözlerini kapadı.Aşağıobadaki aile mezarlığına defnedildi. MEKANIN CENNET OLSUN GÖDE FARUK
Ali SÖZEN
SATILMIŞ SÖYLERİZ (Satı)
Satılmış Söyleriz.Kısaca köyde Satı derlerdi ona . İki eşi, beş oğlu vardı. Çocuklarının ikisi Aydın'da, birisi Ankara'da, birisi İstanbul'da, birisi de köyde yaşamış. Senede bir iki defa Aydın'a gider zeytin yağı ve zeytin getirir Araç'ta satardı. Dokuz sene felçli olarak yaşadı, hiç yerinden kalkamadı sonra Allah'ın rahmetine kavuştu.Dedemin iki eşi de vefat etti iki oğlunun eşleri de vefat etti.Oğulları hayatta ölenlere Allah'tan rahmet sağ olanlara selam olsun. Bizim köydeki ismimizde Mollagahrigildir.
Muzaffer SÖYLERİZ