ATIŞ SERBEST
                                                TEKNOPSİKOLOJİ

   Son yıllarda teknolojinin baş döndürücü bir hızla ilerlemesi ve insan hayatını bir çok alanda kolaylaştırması, iletişimin hızına insanların dahi yetişemez olması,bir çok yeni yeni cihazların çıkması; çok değil bundan 25-30  sene evvel neredeyse hayal bile edilemezdi.
 
   O yıllarda yaşayanlar bilir ; köylerin bir çoğunda  telefon elektrik ve su şebekesi  yoktu,şehirlerde dahi her mahallede birkaç evde ancak telefon bulunurdu.Acil ihtiyaçlarda komşular telefonu olandan ricada bulunur.Şehir merkezlerinde ise ortak kullanıma tahsis edilmiş jetonlu telefon makineleri bulunurdu.İnsanlar birbirlerine bayramlarda tebrik kartı atar,uzaktakiler daha ziyade mektup ile haberleşirdi.TRT tek kanallı ve siyah beyaz yayın yapardı,özel radyo ve televizyon kanalları hakkında daha kanun çıkmamış ve insanlar sadece TRT yi izlemek ve dinlemek zorundaydılar.Çanak anten nedir kimse bilmez, uydu alıcısının yerinde TV’lerin yanında voltaj regülatörü bulunurdu.İnsanlar o zamanlar uzaktan kumanda aleti nedir bilmez dolayısıyla zap da yapmazlardı.Ankara-İstanbul gibi metropollerde metrodan eser yoktu,fotoğraflar siyah beyaz çekilir,fotoğrafçıdan birkaç gün sonra ancak alınabilirdi.Çift kasetçalarlı teypler yeni çıkmış ve fiyatları oldukça pahalı idi.İnsanlar stereo müzik dinlemeye yeni yeni başlamışlardı.Günümüzde bir çok otomobilde standart donanım haline gelen güvenlik ve konfor paketleri çok  lüks araçlar haricinde  neredeyse diğer araçların hiç birinde yoktu. Bırakın interneti bilgisayarlar dahi yoktu,hiçbir kurumda bilgisayarlı işlem yapılmıyor,her şey manuel olarak yapılıyordu.Bankalardaki mevduat hesapları elle yazılan cüzdanlara ve bankadaki kartlara kayıt edilirdi. Kredi kartı bankamatikler hak getire hiçbiri yoktu dolayısıyla kredi kartı maduru da yoktu o zamanlar. 1980 yılların ikinci yarısından sonra çıkan atariler insanları ilk bilgisayar oyunları ile tanıştırmış oldu.Hastanelerde bu günkü gibi tahlil ve film sonuçlarını hemen verebilen cihazlar bulunmamakta  hastalıkların teşhisi ve tedavisi daha zor olmakta buda yaşam kalitesini oldukça düşürmekte idi.Görüldüğü gibi bu örnekler saymakla bitmez.Evet bunlar çok değil 25-30 sene evveldi.Şu anda  internetsiz,cep telefonsuz ve kredi kartsız yaşamanın imkansız olduğunu düşünen bir çoğumuz o günleri yaşamasak bunlara inanmayacağız neredeyse.

   Teknolojideki gelişmeler insan hayatını mutlaka olumlu yönde etkiledi ve bir çok alanda da kolaylaştırdı. Bu inkar edilemez ve bundan da hiç kimsenin rahatsız olduğu düşünülemez herhalde. Ancak bu gelişmeler o kadar hızlı yaşandı ki ve insanlar bu gelişmelere kendilerini o kadar hızlı adapte ettiler ki; neredeyse hiçbir şey onlara sürpriz olmayacak hale geldi.Bunun doğal sonucu olarak da  her şeyin mümkün olabileceği hissi insanları kapladı.Hal böyle olunca da herhangi bir konuda görülen eksiklikler acımasızca eleştirilere maruz olmaya başladı.

   Sorunlar herkesin elinde bulunan bir sihirli değnek ile kolayca çözülecekmiş gibi algılanmaya başlandı. Bu da insanları hoşgörüsüzlüğe doğru sürükledi.Günümüzde artık etrafımıza baktığımızda insanların hiçbir şeye tahammülü olmadığını açıkça görebiliyoruz. Herkesin her şeyi acımasızca eleştirip sorunun tam olarak nereden ve nasıl kaynaklandığını bilmeden kendince çözümler üreten ve sadece eleştiren bir toplum haline geldiğimizi görmemek maalesef   mümkün değil.

   Teknolojideki gelişmelerin  insanların yaradılışı ile onlara verilen  güzel hasletler üzerinde  olumsuz yönde etkide bulunacağını sanırım hiçbir bilim adamı hesap etmedi. Gelinen nokta da artık görünen o ki; teknolojik gelişmelerin insan psikolojisi üzerindeki etkilerinin de iyi değerlendirilmesi ve ona göre yeni yöntemler ile insanların adapte edilmesi önem arz etmektedir. Ta ki sihirli   değnek gerçekten icat edilene kadar.



                                                                                                        Cemil SOLAK
                                                                                                    03 Ağustos 2009



                                                    TEKNOLOJİ ÇILGINLIĞI


-Merhaba
-Merhaba sizi tanıyorum ama çıkaramadım.
-Ben emekli öğretmen Kemal.Sen nerede okudun ilkokulu?
-Ben  Hürriyet İlkokulunda okudum.
-Hangi yıllarda?
-Durun bakıyım bir hesaplayayım 1984 den 1989 a kadar.
-Tamam işte beni oradan tanırsın ben 1986-1989 3 yıl Hürriyette öğretmenlik yaptım Kemal Yetkin.
-Tamam hocam kusura bakmayın çıkaramadım.
-Normal yaşlandık artık.
-Aman hoca maşallahınız var.Ben Ahmet Öztürk . Hocam pardon telefon çaldı da .(Tamam ,tamam,geliyorum zaten otobüs duragındayım.Tamam oldu.)Hocam kusura bakmayın.
-Estafurullah telefonunda çok güzel bir şeymiş kaçıncı  telefonun bu senin sorması ayıp olmasın?
-Dört hocam
-Demek dört telefon aldın şimdiye kadar
-Evet hocam
-Kaç para verdin bunların toplamına?
-Durun bir hesap edey.İlk telefonumu 1999 yılında aldım ve 75 milyon verdim.İkincisini ondan 2 sene sonra yani 2001 yılında aldım ona da o zaman  330 milyon verdim.Üçüncüsünü 2005 te aldım ona da  herhalde 420 falan vermiştim yanlış hatırlamıyorsam.
-Eeee sonuncusunu ne zaman aldın?
- Valla aslında üçüncüden sonra artık yeter demiştim ama 3G falan dediler dayanamadım onu da geçenlerde aldım ve ona da 900 lira verdim. Ancak bunlar hepsi kredi kartına 6-8 10 taksitli hiç birini peşin almadım.Toplamda ne yaptı şöyle bir hesaplayalım.75 artı 330 artı  420 artı 900 eşittir 1725 lira yani  eski şekliyle bir milyar yedi yüz yirmi beş lira ödenen paranın tamamı.
-Bunda enflasyona uğrayan kısım dahil değil, yani sadece cebinden çıkan para. Enflasyonu da  dahil edersek ikiye katlar herhalde bu para.Yani üç buçuk milyar lira falan olur.
-Yaşın kaçtı evladım senin
-35 hocam
- Allah ömür uzun ömür versin.
-Amin
-Ancak böyle giderse, yani on senede dört telefon alırsan, yetmiş yaşına kadar yaşadığını da farz edersek geriye 35 sene kalıyor.35 sene de bir hesap edelim kaç telefon daha alacaksın 10 da 4 se ,35 de iks. İçler dışlar çarpımı sonuç 14 telefon daha eder.Onu bir de şu ana kadar telefonlara verdiğin paranın ortalaması ile hesaplarsak yani 4 telefona 3 buçuk milyar para verdiysen 14 telefon ne kadar para daha vereceksin yine içler dışlar çarpımı sonuç  kafandan hesap zor olacak amam dur bakıyım on iki  milyar iki yüz elli milyon .Yani on iki bin beş yüz lira.
-Ciddi misin , bu hesap  doğru mu?
- İşte her şey  ortada,hesapta bir sorun yok.
- Vay be benim aslında direndiğim kadarda varmış.
-Otobüs her yarım saatte bir mi geçiyor hala?
-Evet hocam.
-Sıkılmadıysan birkaç şey daha soracağım bu elefon konusuyla ilgili.
-Buyrun hocam.
-Sahi ne iş yapıyorsun Ahmet sen?
-Nüfusda memurum hocam.Liseden sonra devam edemedim.Ama şanslıyım yine bir devlet kapısında iş bulabildim.
-Olsun evldadım çok güzel.Gelelim birde bu telefonun faturalarına aylık genelde ne kadarlık konuşma yapıyorsun.
- Valla ne kadar sıkarsam sıkayım 35-40 liradan aşağı düşmüyor.
-Bravo sen iktisatlısın. Sadece muhabbet için 150-200 lira ödeyen bildiğim bir çok kişi var.
-Ben o kadarını konuşsam da ödeyemem zaten.
-Neyse bakalım 10 yılda ne kadar telefon konuşmasına para vermişsin. 35 çarpı 12  eşittir 420.  420 çarpı 10 eşittir 4200 yani 4 milyar iki yüz milyonda konuşmaya vermişsin.Bir de enflasyonu koyalım kabaca on yılda iki katı eder herhalde.O zaman ne yaptı yani sekiz milyar iki yüz milyon yani sekiz bin iki yüz lira .
- İyi para .
-Tabii ne sandıydın.Bakalım şimdi telefonla birlikte toplam ne vermiş oluyorsun.12250 artı 8200 eşittir.20450 lira eski söylenişi ile yani kabaca yirmi milyar.
-Vay vay vay o para bende olsa şimdi neler yapardım.
-Dur bakalım daha bitmedi.Evli misin?
- Evet
-Eşin çalışıyor mu?
-Hayır
-Telefonu var mı?
-Evet
-Bu kaçıncı telefonu?
- 2
-Kaç senedir telefonu var?
-3
-3 senede ikinci telefon mu?
- Evet
- O telefonları  kaça aldın,Eşine aylık kaç lira fatura geliyor,Çocuğun var mı,kaç tane ,kaç yaşlarında, telefonu var mı ,bu kaçıncı telefonu,aylık ne kadar kontör alıyorsun ona.O da 3G uyumlu telefon istiyordur mutlaka.Evinde bilgisayar var mı,varsa kaçıncı bilgisayar,dizüstü de almayı düşünüyor musun, İnternet ADSL bağlantın limitsiz mi,yoksa kotalı mı,kotalıysa yetiyor mu,limitsize geçmeyi düşünüyor musun,ADSL bağlantın olduğuna göre sabit telefon hattında vardır.Onunla da ara sıra  görüşüyorsundur herhalde.Ona ne kadar fatura geliyor?
- Aman hocam ne yaptınız yeter Allahaşkına.
-Hayır daha bitmedi.Bilgisayarının RAM'i kaç,işlemcisi çift çekirdek mi hard diskinin kapasitesi ne?İnanıyorum ki bunlar yeterli gelmiyor ve bunları da yükseltip daha hızlı yapmak istiyorsundur.O ne fotoğraf makinesı mı?İlk çıktığında almış ve çok para vermişe benziyorsun.Artık onun pikseli de çok düşük kalmıştır yenilerine göre.Bir fırsatını buluyum da değiştireyim diye düşünüyor musun?Fotoğraf makinesi ile birlikte kamera da aldın mı?Çocukların doğum günlerini çekmek için bir de yılda bir kez tatile veya memlekete gittiğinde kullanmak için.Biliyor musun onun da el kadar olanları çıktı şimdi fotoğraf  makinesi gibi görsen ondan da almayı düşünür müsün?Evindeki televizyonun eskilerden mi? Onu neden değiştirmedin?Plazmalar fazla elektrik yakıyor diyorlar ben sana LCD  yi tavsiye ederim.Büyük ekran al, en büyüğünden al.Bir de HD uyumlu olsun.HD yayın var mı falan ne olacak bu HD diye sorarsan orasını bende fazla bilmiyorum. Bir de elektronik resim albümleri var biliyor musun? Şöyle yatak odasında başucuna koyarsın o resimler orada dönüp durur,sende mışıl mışıl uyursun.
-Hocam iyi misiniz?
-İyiyim iyiyim evladım  bu teknolojik sömürge canımı sıkıyor sadece .
-Ne hocam tam anlayamadım.
-Bu dediklerimin hepsini bunlara ayıracak hiç parası olmadığı halde sırf cazibesine kapılıp alan ve bu sebeplerden dolayı kredi kartları borçları ayyuka çıkan,sonra bunları ödeyemeyip etrafa rezil olan binlerce insan olduğunu biliyor musun?
-Çok kart mağduru olduğu kesin.Ayaklarını yorganlarına göre uzatmalılar.Ama sizin dediğinizi tam anlayamadım.
-Anlayamayacak ne var evladım.Ben burada teknolojik gelişmeler adı altında bizlere yutturulan biri diğerinden aslında çok fazla işe yaramayan veya yarasa da kullanamayacağımız bir çok gereksiz özelliği olan el kadar cihazlara yıllar süren emeklerimizi verdiğimizden ve bu durumundan daha da hızlı bir şekilde her geçen gün hepimizi sardığından bahsetmek istiyorum. Yani bir insana ömrü boyu sana yaptığım hesaptan yola çıkarsak yaklaşık 20-25 civarında telefon satıyorlar. Diğer teknolojik cihazlar bir yana  bir insana ömründe 20-25 tane telefon alıyor.Düşünebiliyor musun bu sömürü değil de nedir?Bizim bildiğimiz emperyalizm bir ülkenin bir başka ülkenin doğal kaynaklarını onların rızası olmadan kullanması,orada bulunan zenginliklerin oraların yönetimlerini ve halkını kimi zaman uyutarak kimi zamanda zorlayarak ele geçirilmesi durumuyken günümde bu teknoloji ticareti de uyutarak bizim zenginliklerimizin alınması değil de nedir acaba?Normal bir insan hayatında 3-5 tane palto,takım elbise alabilirken onu 20-25 tane cep telefonu almaya iten güç sömürü değil de nedir?
-Hocam haklısın ya,meseleye hiç bu gözle bakmamıştım. Bunlara verilen paralara benim de içim yanıyor ama ne yapıyım dayanamıyorum.İşte burada benim dayanamam onların biraz evvel sizin  bahsettiğiniz  uyutma taktikleri oluyor herhalde.
-Evet sen neden dayanamıyorsun? Birincisi reklamlar. Adamlar en güçlü silahı olan reklamları kullanıyorlar ikincisi eş dost akraba arkadaş çevresi onlarda görüyorsun,onlarda var bende neden yok diyorsun.Kimse seni zorlamıyor gibi görünüyor ama bir ömürde 20-25 tane telefon alınabiliniyorsa bir insan eğer ruhsal bir rahatsızlıkta söz konusu değilse zorlamanın olmadığı düşünülemez.Aklımızı başımıza toplayalım bu çılgınlığın ilk kuşakları sizlersiniz.Bizler geldik gidiyoruz önemli olan bu hastalığın çocuklara bulaşmasını önlemek gereklidir.
-Haklısınız hocam teşekkür ederim.Laf nereden nereye geldi ve ben sizi artık anladım.
-Bende teşekkür ederim sana son tavsiyem takoz kelimesini lügatından çıkar ve dörtte kal.
-Ha ha ha ha.

                                                                                                  

                                                                                                          Cemil SOLAK
                                                                                                          05 Eylül 2009
      Herhangi bir konuda size ait bir yazının burada yayınlanmasını istiyorsanız lütfen yazınızı timanidis@hotmail.com e-posta adresine gönderin.Yazınız incelendikten sonra yayınlanacaktır.